Kırmızı Bantlar
Savaş sadece kahramanlık değildir. Aynı zamanda absürttür. Çok yakın mesafeye yerleştirilmiş mayınlar, zamanında yetişemeyebilecek bir tank ve hep birinin bir yerde hata yaptığı hissi... Gönüllü Vasiliy, yorgun, bitkin ama hala disiplin ve sağduyunun kırıntılarını koruyan bir halde, gece çatışmasının merkezindedir. Uzakta gizemli ışıkları izlerken, savaşçı ve arkadaşları anlar ki: bir şeyler yolunda gitmiyor. Düşman çok yakın ama kim? Keşif mi? Sabotajcılar mı? Yoksa, tanrı korusun, karanlıkta yolunu kaybetmiş kendi askerleri mi? Sorular cevaplardan fazla, ve düşünmek için vakit yok. Gerçeklik ise, deneyimli askerleri bile sersemleten parlak bir şimşek gibidir... Roman, savaşın öncelikle kalıcı küçük trajediler dizisi olduğunu düşündürür...



