Tutku Meyveleri, Ölüm Meyveleri
O, üzüm dolu fıçılara yaklaştı; meyveler ruhlarını veriyordu. Yakında şarap olacak suyu... Sopayı eline alarak meyveleri çevirmeye başladı Kolya. Aniden sert bir itme hissetti. Arkasına bakmak istedi, sırtına itenini görmek için... Yeni bir itme başının arkasına geldi ve yüzü fıçıya battı. Kolya boğuluyordu, üzüm posasından yüzünü çıkarmaya çalıştı ve o aptal şakacıya düşündüklerini söylemek istedi... Ama o anda ayakları yerden kesildi, kafası fıçının dibine doğru inerken, meyveler tüm bedenini kapladı. Artık kimse onu dürtmüyordu ama Kolya bunu öğrenemedi; ölmüştü. Tatyana Garmash-Roffe gerçek bir dedektifin nasıl olması gerektiğini çok iyi bilir ve romanlarında türün kurallarına bağlı kalır. Tiyatro eleştirmeni olarak diyalogları ve duygusal dramatizmi kurmayı başarır. Sıradışı bir kişilik olan yazar, karekterlerine karizmasının bir kısmını verir. Sürpriz hikâye dönüşleri, mantık ve detaylardaki kesinlik, duyguların psikolojik doğruluğu — işte Tatyana Garmash-Roffe'nin DEDİKTİF SANATI budur.



